
Kasım 29, 2010 09:32
muhammetali tarafından yayınlanmıştır
Amerikan üniversitelerinin güzel bir geleneği vardır, Her üniversite, kendi alanında çok sivrilmiş ama mutlaka akademik hayattan gelmesi de gerekmeyen önemli bir ismi, mezuniyet konuşması yapmak ve yeni mezunlara öğütler vermek üzere her yıl davet eder. Ünlü Yale Üniversitesi, mezuniyet töreninde konuşma yapmak üzere Oracle Bilgisayar şirketinin kurucusu ve genel müdürü Larry Ellison’ı davet eder. Ancak Ellison’ın yaptığı şu konuşma herkesi şok eder:
Yale Üniversitesi mezunları, daha önce böyle bir giriş görmediğinizi tahmin ediyorum ama benim için bir şey yapmanızı istiyorum. Lütfen, etrafınıza iyice bakın. Solunuzdaki sınıf arkadaşınıza, sonra da sağınızdaki sınıf arkadaşınıza bir bakın.
Ve şimdi şunu aklınıza koyun: Bundan beş yıl sonra, on yıl sonra, hatta otuz yıl sonra, solunuzdaki kişi hiçbir şeyi başaramamış olacak. Sağınızdaki kişi de aslında hiçbir şey başaramamış olacak. Ve siz, ortadaki? Ne bekliyorsunuz? Siz de başaramayacaksınız.
Başaramayacaksınız!
Aslında bugün şöyle bir etrafıma baktığımda parlak bir gelecek için yüzlerce umut ışığı GÖREMİYORUM. Yüzlerce değişik endüstride liderliği ele alacak kişiler de göremiyorum. Görebildiğim tek şey, geleceği başarısızlıktan başka bir şey olmayacak yüzlerce insan. O kadar. Sinirlendiniz. Bu anlaşılabilir bir şey.
Ben, Lawrence (Larry) Ellison, üniversite terk, kim oluyorum ve bu yetkiyi nerden alıyorum ki, ülkenin en prestijli yüksek öğrenim kurumunun bu yılki mezunlarına böyle şeyler söyleyebiliyorum?
Bu yetkiyi nereden aldığımı söyleyeyim:
Çünkü ben, Lawrence (Larry) Ellison, üniversite terk ve dünyanın en zengin ikinci adamıyım. Siz değilsiniz.
Çünkü Bill Gates, o da üniversite terk ve dünyanın -şimdilik- en zengin adamı. Siz değilsiniz. Çünkü Paul Allan, o da üniversite terk ve dünyanın en zengin üçüncü adamı. Siz değilsiniz.
Başka örnekler de var. Mesela Michael Dell, o listede 9 numara ve yukarı doğru hızla tırmanıyor, o da üniversite terk. Ve siz o listede hala yoksunuz. Şimdi çok kızdınız. Bu da anlaşılabilir.
O halde biraz da gururunuzu okşamama izin verin.
Pek çoğunuz burada dört ya da beş yıl eğitim gördünüz. Geleceğinize yönelik oldukça iyi bir eğitim aldınız, bilmeniz gereken pek çok şeyi öğrendiniz. İyi çalışma alışkanlıkları edindiniz. Burada, hayatınızın geri kalan kısmında size yardımcı olacak bir sürü insan tanıdınız, onlarla bağlantı kurdunuz.
Ve hayatınız boyunca yanınızdan ayrılmayacak bir kavramla güçlü bir ilişkiniz oldu burada: TERAPİ.
Bunların hepsi güzel şeyler. Gerçekten, kurduğunuz arkadaşlık bağlarına ihtiyacınız olacak. Bu çalışma alışkanlığına ve ‘terapi’ye de ihtiyaç duyacaksınız hayat boyu. İhtiyacınız olacak, çünkü üniversiteyi terk etmediniz. Dolayısıyla, asla dünyanın en zengin insanları arasına katılamayacaksınız. Elbette, belki de listeye 10 ya da 11. sıradan, Microsoft yöneticisi Steve Ballmer gibi girebilirsiniz. Ama herhalde onun kimin için çalıştığını söylememe gerek yok, değil mi? Sadece kayda geçsin diye söylüyorum, o da zaten masterdan terk. Biraz geç kalmış anlayacağınız.
Son olarak, herhalde bazılarınız ya da umarım bu konuşmadan sonra çoğunuz, kendi kendinize sorarsınız: “Yapabileceğim bir şey var mı?”
Bir umut var mı?
Maalesef hayır. Geç kaldınız. Beyninize çok şey dolduruldu, siz onlara bakıp bir şeyler bildiğinizi sanıyorsunuz. Artık 19 yaşında değilsiniz. Eveeet, şimdi gerçekten çok kızdınız. Bunu anlayabiliyorum. Belki de şu an, size bir umut ışığı vermenin, bir çıkış yolu göstermenin tam zamanıdır.
Hayır, 2000 mezunları size değil. Siz kaybettiniz. Sizi, yılda 200 bin dolarlık komik maaş çeklerinizle baş başa bırakıyorum. Üstelik o maaş çekinin üstünde sizden birkaç yıl önce okulu terk etmiş birinin imzası olacağını söyleyerek.
Öğütlerim size değil daha alt sınıfta okuyanlara.
Size söylüyorum: Hemen ayrılın. Bir kez daha vurgulamak istiyorum: AYRILIN. Hemen toplayın eşyalarınızı ve fikirlerinizi ve bir daha geri dönmeyin. Terk edin! Her şeye yeniden başlayın.
Size söyleyebileceğim tek şey, o başınızdaki kepler ve üstünüzdeki kıyafetin sizi aynen şu güvenlik görevlilerinin beni kürsüden aşağı çektiği gibi aşağı çektiği...
Bu yazıyı ilk değerlendiren siz olun
- Currently 0/5 Stars.
- 1
- 2
- 3
- 4
- 5

Ekim 21, 2010 08:34
muhammetali tarafından yayınlanmıştır
T.C SAĞLIK BAKANLIĞININ Bilgi Güvenliği eğitimine katıldım
Katılım sonucunda başarılı olanlara bakanlık sertifika verdi .
işte bilgi güvenliği sertifikam.
Bu yazıyı ilk değerlendiren siz olun
- Currently 0/5 Stars.
- 1
- 2
- 3
- 4
- 5

Ağustos 12, 2010 04:03
muhammetali tarafından yayınlanmıştır
Hastanelerde sıra beklemek gerçekten zor iştir ver sıra takip etmek aradan kaynak yapmak isteyenlere tahammül edemeyiz.
Çözümü lts ve rts kullanmak polikliniklerden gelen hastaları 5 sn de bir kontrol edip lcd monitöre yansıtma lcd de istersen teker teker istersen
otomatik sıra takibi gelmeyen hastayı sıradan çıkarma sırası gelen hastayı kırmızı ile gösterme
ekran görüntüsü
Muhammet Ali AKGEL
1 kişi tarafından 5.0 olarak değerlendirildi
- Currently 5/5 Stars.
- 1
- 2
- 3
- 4
- 5

Ağustos 11, 2010 10:45
muhammetali tarafından yayınlanmıştır
Open ofis base izlenimleri
Open ofis.org ücretsiz bir kelime işlem programı.
İçinde Word, Excel, PowerPoint, Access gibi bilinen uygulamaların benzerleri var tabi microsoftun programları kadar profesyonel olmasa da iş görüyor ve bedava olması da ayrı bir avantaj 2 gündür open ofisin base modülünü inceliyorum yani Microsoft ofisteki Access baya başarılı.
Eğer ufak tefek uygulamalar ile uğralıyor isenin tam size göre 5 dakka içerisinde hiç kod yazmadan kendi programınızı oluşturabilirsiniz.
Programda ilk önce tablo bölümünden veri kayıt edeceğimiz alanları ayarlıyoruz tablolarımızı ayarladıktan sonra sorgular bölümünden tablolarımız arasındaki ilişkileri görünümleri istatistik yapacağımız alanları ayarlıyoruz.
Formlar kısmından oluşturduğumuz tablolara veri girişi yapacağımız ara yüzü oluşturuyoruz programın sihirbazını kullanarak isterseniz otomatik arayüz ister iseniz kendiniz butunları ve texbaxları forma taşıyarak da ayarlama yapabilirsinizi
Raporlar kısmında ise oluşturduğunuz sorgulara göre veya tablolara göre matbu form olarakda hazırlaya bilirsiniz
Örneğin bir veresiye defteri uygulaması yapabilirsiniz bir adet hesap isiminde bir tablo içerisine id, alıcı, mal, para, tarih, ödedi alnları yapıp
Form bölümünden sihirbaz yardımı ile gerekli alanları oluşturup veresiye defterinizi kullanmaya başlayabilirsiniz.
Eğer open ofisin kendi içinde desteklediği script dillerinde birini biliyorsanız veya ben makro işine meraklıyım diyorsanız daha güzel uygulamalar çıkarabilirsiniz.
Bir satır kod yazmadan 5 dakikada istediğiniz ufak bir veritabanı projesini gerçekleştirebilirsiniz gerisi size kalmış.
Muhammet Ali AKGEL
Bu yazıyı ilk değerlendiren siz olun
- Currently 0/5 Stars.
- 1
- 2
- 3
- 4
- 5

Temmuz 30, 2010 02:55
muhammetali tarafından yayınlanmıştır
Düşünün 50 teminalli bir ağ ortamındasınız ve bilgisayarlar arasında dosya paylaşmanız gerekiyor klasik yöntemde bir paylaşım klasörü oluşturursunuz oradan dosyalarınızı paylaşırsınız veya usb bellek ile dosyalarınızı bilgisayarlar arasında taşırsınız. bu iki yönteminde sıkıntıları var usb bellekler bilgisayarlar arasında taşırken dosya haricinde birbirleri arasında virüs taşıma işlemide yaparlar. Yeni formatladığınız bir bilgisayara bu yüzden tekrardan format atmak zorunda kalabilirsiniz.Ağ paylaşım klasöründeki sıkıntı ise tam paylaşım verirseniz dosyalarınızı silebilirler veya sizin haberiniz olmadan sizin faydalı bir iş için açtığınız paylaşım klasörünü kendi mp3 lerini paylaşmak için kullanabilirler.ağ paylaşımında eğer makinalarınız domain ortamında ise ve kısıtlı ise
ya adminde açmanız gerekir yada açmak için defalarca tıklamanız gerekir.
BilgiWeb de ise bir bilgisayarınıza iss kurmak ve programı iss klasöründe ayarlarını yaptıktan sonra kullanacağınız programları gerkli dizin altına atmak ondan sonra bilgisayara birşey kurmaya gerek duymadan http://yerelipadresiniz/BilgiWeb yazdıktan sonra ağ ortamındaki her bilgisayardan gerekli programlarınıza ulaşmak şifreniz ile açıp programı bilgisayara indirip kurmak.
Kullanmak isteyenler iletişim bölümünden benim ile irtibata geçebilir.
Muhammet Ali AKGEL
Program Ekran görüntüleri
Bu yazıyı ilk değerlendiren siz olun
- Currently 0/5 Stars.
- 1
- 2
- 3
- 4
- 5

Temmuz 27, 2010 18:21
muhammetali tarafından yayınlanmıştır
Telefon rehberi programı
Kullanıcı şifre giriş ekranı ,ad ve soyada göre rehberde arama özelliği
kullanmak isteyenler için link
Burdan indirin
Bu yazıyı ilk değerlendiren siz olun
- Currently 0/5 Stars.
- 1
- 2
- 3
- 4
- 5

Temmuz 18, 2010 17:55
muhammetali tarafından yayınlanmıştır
İnterntet forumlarında dolaşır iken ingilizce öğrenmek ile ilgili bir yazı okudum ve buradan sizin ile paylaşmak istedim.
|
Kursa gitmeden ve hic kelime ezberlemeden mukemmel
ingilizce
|
|
Eger siz de kelime ezberlemenin cok bunaltici ve
asla yapmak istemediginiz bir yontem oldugunu dusunuyosaniz ya da kursa gitmeden
kendiniz evde ingilizce ogrenmek istiyorsaniz size kelime ogrenmenin ve mukemmel
ve akici ingilizce konusmanin yollari, bu 3 yontemi uygulayan calisma suresine
bagli olarak mutlaka haftada en az 100-500 arasi kelimeyi hic ezberlemeden
ogrenerek ve bol bol pratik yaparak bu kelime ezberleme iskencesinden
siyrilacaktir ve akici ingilizce konusma kabiliyetine sahip olacaktir. Ben
denedim ve basardim darisi sizin basiniza.
Onemli not: Bu yontemler
ingilizce cumle bile kuramayacak kadar dusuk seviyede ingilizce bilenler (yani
bilmeyenler) icin degildir. Bu yontemleri uygulamak icin cumle kurabilcek
seviyede ingilizce gereklidir.
1. Yontem 1: Seviyenize gore hergun
hic kelime ezberlemeden sadece ingilizce cumle ve paragraflar okuyarak baslayin,
ornegin ileri ingilizce calisiyorsaniz ve cok fazla kelime bilmek istiyorsaniz
kendinize hava kirliligi, kuresellesme, bilgisayar teknolojisi cinsinden 5-6
paragraflik guncel bi konu bulun ve bunu bir word dosyasina yapistirarak bu
konuda bilmediginiz her kelimenin anlamina bakin ve bu kelimeleri konunun ustune
ya da atina yapistirarak ve konu sonrasinda bu kelimeleri daha farkli yerlerde
kullanarak pekistirin, ASLA OTURUP EZBERLEMEYIN. Konuyu calistiktan sonra en az
5 kere daha okuyun ve ogrenmediginiz hicbir kelime kalmayana kadar tekrar tekrar
okuyun. Bunu yapmak 2 saat surenizi alabilir gunde 2 saati feda
edin.
2. Yontem 2: Bu yontem sadece ileri ingilizce calisanlar icin
olsa da kendinize ingilizce alt yazili amerikan filmleri bulun. (Asla ama asla
turkce alt yaziyi aklinizdan bile gecirmeyin). Filmde bilmediginiz kelimeleri
yazin anlamlarina bakin ve filmde hangi sahnelerde kullanildigina dikkat edin.
Ilk filmde 200 hatta daha fazla bilmediginiz kelime cikacaktir ve yavas yavas bi
sonraki filmlerde 5er hatta 10 ar 10ar bilmediginiz kelimelerin sayisinin
azaldigini farkedeceksiniz. 1-2 sene sonra bir filmden 10 dan fazla bilmediginiz
kelime kalmayacak ve ana diliniz gibi ingilizce konusmaya basladiginizi
anlayacaksiniz. Bu yontem ayni zamanda telafuz ve anlama yeteneginizi cok
gelistireceginden Toefl’da sinavina girenler de cok faydasini gorecekler.
Filmdeki bilinmeyen kelimeleri ilk 2-3 gunde film tamamlanana kadar cikarin daha
sonra filmi tekrar tekrar izleyin ve her seferinde o sahneler gelmeden once
kelimeleri 1 kez okuyun. Yani ornegin film bittikten sonra tekra baslamadan once
yazdiginiz kelimeleri 1 kez okuyun ve o kelimenin hangi sahnede kullanildigini
hatirlamaya calisin ve filmi tekrar-tekrar izleyin (film en azindan 6-8 kez
izleninceye kadar bu surec bitirilmemeli). Bu surec en az 1 saat olmali ve
toplam 7-10 gun suresince filmin 6-8 kez izlenmesi
tamamlanmalidir.
3. Yontem 3: Seviyenize gore mutlaka gunde 50 sayfa
kitap okumaya calisin. Yeni baslayanlar cumle kurmayi ogrendikten sonra cocuk
kitaplari alabilir ya da ileri ingilizce ogrenenler daha guncel konularda
yazilmis kitaplar alabilirler. Gunde 5 sayfa kitap okumak cok az bence en
azindan 20-50 sayfa arasi okunmali buda gunde 1 saatlik bir
surec.
Not 1: Yukaridaki yontemlerin ilki 2 saat, 2ncisi ve 3
uncusu birer saat olmak uzere dort yontemi uygulamaniz gunde 4 saat alacaktir
fakat bu yontemler en etkili ingilizce kursundan bile cok daha etkilidir ve 1
sene icerisinde hizli ve akici ingilizce konusmanizi saglayacaktir. Yontemlerle
farkinda olmadan hem kelime ogrenecek hem de bazi deyimler, tenseler ve phrasal
verbs ler bilinc altinin gizli ogrenmesi seklinde farkinda olmasaniz da sizin
tarafinizdan ogrenilecek hatta pekistirilecektir. Yontemler zaten pratik
agirlikli oldugundan nerede pratik yapacaginizi dusunmenize de gerek
yok!
Not 2: Asla turkceden yola cikarak ingilizce dusunmeyin ya da
cumle kurmaya calismayin, hep ingilizceden turkceye yol alin.
Not 3:
Surekli yabancilarin bulundugu platform ya da formlarda yazisin gerekirse
mikrofonlu konusma yapin. Yazistiginiz formdaki yabancilarin ana dilinin
ingilizce oldugundan emin olun cunku sizden de kotu ingilizcesi olan biri
karsiniza cikip durumunuzu daha da kotulestirmesin
COK ONEMLI BIR
NOT: HER SEFERINDE SAATLERCE INGILIZCE OGRENMEYE BASLAMADAN ONCE SUNU AKLINIZDAN
ASLA CIKARMAYIN: INGILIZCE OGRENMEK KENDINIZE YAPTIGINIZ BIR ISKENCE DEGILDIR VE
BUNU BIR ISKENCE GIBI GORUP ZORLANMAKTANSA GELECEGINIZE YAPTIGINIZ BIR YATIRIM
OLARAK GORUN VE ARTIK KURESELLESEN BIR DUNYADA YASADIGIMIZI VE SADECE 75
MILYONUN KONUSTUGU BIR DILI KONUSUYOR OLMANIN UFACIK BIR KUTUDA KAPALI KALMAK VE
DUNYANIN GERI KALANIYLA ILETISIME GECEMEMEK GERCEGI OLDUGUNU ANLAYIN YA DA EN
AZINDAN ANLAMAYA CALISIN. :-) VE BENIM FAVORI SOZLERIMDEN BI TANESINI SUREKLI
AKLINIZDA TUTUN : SUREKLI ZEVK ALDIGI SEYLERLE VAKIT GECIREN INSANLAR ZEVK
ALMADIKLARINI GELECEGE ERTELEYENLERDIR.
Not:Alıntıdır
Bu yazıyı ilk değerlendiren siz olun
- Currently 0/5 Stars.
- 1
- 2
- 3
- 4
- 5

Temmuz 17, 2010 16:50
muhammetali tarafından yayınlanmıştır
PROGRAMLAYA BAŞLAMAK
Programlamaya
meraklısınız bir yerden başlamak
istiyorsunuz ama nereden başlayacağınızı bilmiyorsunuz ilk karşınıza çıkan
problem hangi programlama dilini öğrenmeyelim hangisi daha iyi ,Kuvvetli ve
benim işimi görür.Herkez bir dil söylüyor
ve hepsi bir birinden farklı tabi ister istemez kafanız karışıyor
hangisini seçmeliyim nereden başlamalıyım şu dil çok eski bu çok popüler şu çok
kuvetli ve tabi sizde bu karmaşada o mu
? Bu mu? Derken hiçbir dile
başlayamıyorsunuz çünkü kafanız o kadar karışıyor ki artık hepsini
bırakıyorsunuz veya hepsini incelerken ne dili öğreniyorsunuz nede bir projeniz
oluyor.
Programlamaya
başlayacaksanız ilk önce bir bilene
danışın derim yıllardır bu işler ile uğraşan kişilere onların tecrübelerinden yararlanmanız iyi
olur veya bir eğitim kurumunada
başvurabilirsiniz.
Herşeyden
önce ne yapacağınızı bilmeniz lazım ve dilinizide yapacağınız işe göre seçmelisiniz
bence ve programlama kitapları okumakla
programlama kesinlikle öğrenilmiyor proje şart. Tabiki kitabların da faydası çok
dilin özelliklerini öğreniyorsunuz
yapısını öğreniyorsunuz bir
yazılım dilini ilham yolu ilede öğrenemezsiniz J
burada anlatmak istediğim bir projeniz olsun ve hangi dili kullanacak iseniz
onunla projenizi adım adım tamamlamaya çalışın yoksa hesap makinası yapmak tan
öteye gidemezsiniz.
Diyelimki baklava yapmak istiyorsunuz önce baklavanın tarifini bilmeniz lazım ve
ardından eliniz una ve oklavaya
değmeli ki elinizde bir baklava olsun
ilk yaptığınızda bir usta kadar yapamasanızda o işi yapa yapa sizde
ustalaşacaksınız. Eğer elinize oklava almazsanınız siz tarifi bileceksiniz ama
bir işe yaramayacak .Bir bilene sorun ve bol bol okuyun. Mutlaka bir projeniz
olsun.
Hangi
programlama dili derseniz o size kalmış
ama başlayacaksanız birinden mutlaka başlayın kararsız kalmayın en kötü
karar kararsız kalmaktan iyidir.Ben C# üzerine programlar geliştirmeye
çalışıyorum sizde ister iseniz buradan başlayabilirsiniz.
Muhammet Ali AKGEL
Bu yazıyı ilk değerlendiren siz olun
- Currently 0/5 Stars.
- 1
- 2
- 3
- 4
- 5

Haziran 23, 2010 11:38
muhammetali tarafından yayınlanmıştır
Bilgisayarlara meraklıydım ufaktan beri ama başına geçip kurcalamak nasip olmamıştı hiç hatta internet kafeler yeni yeni açılmaya başlamıştı her yerlerde ama bozarım korkusuyla gidemiyordum insan bilmediğinden korkuyor doğası gereyi bi taraftan çok merak ediyorum bi taraftan kullanmasını bilmediğimden dolayı elimi uzatamıyorum. Okulda seçmeli ders olarak bilgisayar seçilebiliyor ama seçenleride hocalar bin pişman ediyor kendisininde bilmediği teknik terimlerden imtahan sorusu hazırlıyorlar dersi seçen arkadaşlar bin pişman teknoloji sevdirileceği yerde teknolojiden korkar oluyosunuz.Ama ben genede kafaya koydum bilgisayar dersini seçeceğim lise 2 de seçmeli ders olarak seçtim bizim şansımıza o yıl bilgisayar dersini bize vermediler yıl 2001 onun yerine güzel okuma ve yazma diye bir dersi seçmediğimiz halde bize zorla verdiler.Neymiş bilgisayarlar bozuluyormuş bozulacak tabi de biz öğreneceğiz .
Ama şansıma o yıl bilgisayar kursu açtı okul dururmuyum hemen kayıt oldum J tabi bilgisayararda öyle ahım şahım bişey değil hani ama ozamanın en süperi oluyor artık 2 kişiye bir bilgisayar düşüyor ama olsun sonuçta bilgisayar kullanacağız J
Bilgisayarlarda windows 98 kurulu ve ofis porgramları var sadece. kursta bilgisayarı açıp kapatmak ,ofis programları ve interten kullanımı hakkında bilgiler verdi hoca ilk tanıştığımız web sitesi mynet.com ne ararsan var mail,oyun, haber,vs…
Kurs bitti ve artık benim bilgisayar kullanımı hakkında hiçbir korkum kalmadı okul söz verdiği işletmenlik sertifikasını vermedi o ayrı bir konu.Bilgisayar kullanmayı öğrenmiştim artık o bana yetiyodu bir bilgisayar gördüğümde ben biliyorum diyodum.İnternet kafelere gidip rahatça oturup webde sörf yapıyordum artık.
Bilgisayar konusunda işleri ilerletmem kendime bir bilgisayar almam ile başladı ve Berkay bilgisayar da işe başlamamla birlikte uzmanlığa doğru gitmeye başladı.
Her işte nasıl başlarsan öyle gidiyor ustam iyiydi bana bildiklerini iyi öğretti Allah razı olsun.
Sonra web tasarıma merak saldım ardından yazılıma onlarıda inş başka yazıda J
Muhammet Ali AKGEL
Bu yazıyı ilk değerlendiren siz olun
- Currently 0/5 Stars.
- 1
- 2
- 3
- 4
- 5

Haziran 22, 2010 15:10
muhammetali tarafından yayınlanmıştır
Blog engineyi bende kurdum ve ilk denemelerimi yapmaya başladım :)
Bu yazıyı ilk değerlendiren siz olun
- Currently 0/5 Stars.
- 1
- 2
- 3
- 4
- 5